Avrupa Birliği liderleri, bir sonraki uzun vadeli bütçe üzerinde yıl sonuna kadar anlaşmaya varılıp varılamayacağını sorgulamaya başladı. Brüksel'deki zirve, İrlanda dönem başkanlığının 141 milyar euro küçültme öngören uzlaşma önerisinin büyük ölçüde reddedilmesiyle sonuçsuz kaldı.
Müzakereleri Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa devralacak. Costa'nın birkaç hafta içinde İrlanda'nınkinden farklı bir yaklaşıma dayanan yeni bir öneri sunması planlanıyor. Bu önerinin üye ülke katkılarını düşük tutması, AB genelinde yeni bir vergi paketi içermesi ve öngörülemeyen harcamalar için esneklik sağlaması bekleniyor. AB liderleri 26 Kasım'da olağanüstü zirve için toplanmaya çağrıldı.
Zirve öncesi sonuç bildirgesi taslağında yıl sonu hedefi geri plana çekilmişti. Nihai metinde ise 2026 sonundan önce varılacak bir anlaşmanın, AB fonlarının Ocak 2028'de kesintisiz ulaşması için gerekli yasal düzenlemelerin 2027'de kabul edilmesine olanak tanıyacağı belirtildi.
Bu ay anlaşmaya varamayacağız. Gelecek ay da varamayacağız. Yıl sonundan önce anlaşmaya varmanın mümkün olup olmadığını bile bilmiyorum.
İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, yıl sonu takvimine bağlı olmadığını ortaya koydu. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ise tarihin içerikten önemli hale gelemeyeceğini savundu. Hollanda Başbakanı Rob Jetten, iyi bir anlaşmaya varmanın kötü bir anlaşmayı kabul etmekten daha önemli olduğunu söyledi. Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis ise yıl sonu hedefini savunan az sayıdaki liderden biri olarak öne çıktı.
Ayrışma temelde iki grup arasında yaşanıyor. Almanya'nın öncülüğündeki ve AB bütçesine aldığından fazla katkı yapan altı ülkelik 'tutumlular' grubu bütçede ciddi kesinti istiyor. Güney ve doğu Avrupa'dan 17 ülkenin oluşturduğu 'Uyumun Dostları' grubu ise yoksul bölgelere yönelik geleneksel programları korumaya çalışıyor. Her iki grubun içinde de öncelikler farklı. Fransa henüz tarafını seçmedi; Belçika ve Lüksemburg ise gruplar arasında kararsız.
Yetkililer, bu yıl içinde anlaşma olmaması halinde sürecin 2027 sonbaharına kayabileceğinden endişe ediyor. Fransa, İtalya, Polonya, Finlandiya, Estonya, Slovakya ve Yunanistan'da 2027'de seçim yapılacak. Aşırı sağcı aday Marine Le Pen, Fransa'nın yıllık katkısını 5 milyar euroyla sınırlamayı vaat etti. Bu, mevcut yaklaşık 8 milyar euroluk katkıda ciddi bir düşüş anlamına geliyor.
Genişleme ve iç reform gündemi
Aynı zirvenin ilk gün oturumunda liderler genişleme ve reform başlığı altındaki sonuçları da kabul etti. Sonuç metnine göre genişleme, barış, güvenlik, istikrar ve refah açısından bir jeostratejik yatırım olmayı sürdürüyor. Metinde, hem aday ülkelerin hem de AB'nin katılım anında hazır olması gerektiği belirtildi. Adaylardan hukukun üstünlüğü alanında reform sürdürmeleri istendi. Katılım sürecinin liyakate dayandığı yinelendi. En yakın aday Karadağ ile katılım antlaşması hazırlığının sürdüğü memnuniyetle karşılandı.
Arka plan
Mevcut yedi yıllık bütçe çerçevesi için yeni bir anlaşma gerekiyor. Bütçenin 1 Ocak 2028'de uygulanabilmesi için Costa'nın uyarısına göre yasal düzenlemelerin zamanında tamamlanması gerekiyor. Bu nedenle takvimin sarkması, fonların ulaşmasında gecikme riskini gündeme getiriyor.



