Fransa'da cumartesi günü hayat pahalılığına ve okullardaki koşullara karşı düzenlenen gösteriler ülke genelinde şiddet olaylarına dönüştü. BBC Türkçe'nin aktardığına göre yaklaşık 550 bin kişinin katıldığı gösterilerde en az 1800 kişi gözaltına alındı. Hükümet olayları "şiddetin tırmanması" olarak niteledi.
Paris'te akşam saatlerine kadar çevik kuvvet polisi ile göstericiler arasında çatışmalar yaşandı; polis göz yaşartıcı gaz ve tazyikli su kullandı. Paris Emniyet Müdürlüğü başkentte 855 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Savcılık, gözaltına alınanların ağırlıklı olarak şiddet veya mala zarar verme amacı taşıyan bir gruba katılma, silah ve patlayıcı bulundurma, yüzünü gizleme ve şiddet suçlamalarıyla tutulduğunu belirtti.
Lyon'da kentin turizm ofisi yakıldı. Limoges'taki tarihi belediye binasında çıkan yangında çatının bir bölümü ve saat kulesi çöktü. Limoges Belediye Başkanı Guillaume Guerin, binayı korumak için yeterli polis bulunmadığını söyledi. Marsilya'da bir grup belediye binasının giriş kapısını zorlayarak içeri girdi ve giriş salonundaki eşyalara zarar verdi. Saint-Étienne Belediye Başkanı Régis Juanico, küçük bir patlayıcının infilak ettiği olayda bir gencin elinin koptuğunu açıkladı.
NTV'nin aktardığına göre ülke genelinde 1500'ün üzerinde işyeri yağmalandı ve yüz milyonlarca euroluk maddi hasar oluştu; bu rakamlar bağımsız olarak doğrulanmış değil. Paris'te fenalaşan bir gösterici ilk yardım merkezine getirildiği sırada hayatını kaybetti; Paris Emniyet Müdürlüğü ölümün kalp ve solunum durması sonucu gerçekleştiğini açıkladı. Yaralı polis sayısı kaynaklara göre farklı: Başbakan Sébastien Lecornu 150 polis memurunun yaralandığını söylerken, NTV 600'den fazla polis, jandarma ve itfaiyecinin yaralandığını bildirdi.
Olayların ardından Paris, Lyon ve Marsilya'da belediye çalışanları, esnaf ve gönüllüler kırık camları temizlemeye ve dükkân cephelerini onarmaya başladı. Euronews Türkçe'nin görüntülerinde Paris'te Les Halles alışveriş merkezi ile Paris Operası çevresindeki mağazaların hasar gördüğü, Marsilya'da Rue Saint-Ferréol'ün tazyikli suyla yıkandığı görüldü.
Hükümetin ve siyasi isimlerin tepkisi
Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, X hesabındaki açıklamasında "Cumhuriyette şiddete yer yoktur" dedi. Macron, yıkıma yol açanların ve valilik binalarına saldıranların yargılanacağını ve cezalandırılacağını belirtti. Lecornu ise bazı grupların gösterileri cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde bir "ısınma turu" olarak kullandığını öne sürdü. Eğitim Bakanı Édouard Geffray, 8 Ekim'de eksik öğretmenlerin yerine 3 bin ek öğretmen sağlanacağını söylemişti.
Boyun Eğmeyen Fransa lideri Jean-Luc Mélenchon gösterilere katıldı ve polisin "kontrolsüzce güç kullandığını" öne sürdü; yağma ve kundaklamayı da kınadı. Lecornu, Mélenchon'un sözlerini "tehlikeli ve art niyetli" olarak nitelendirdi. Ulusal Birlik lideri Marine Le Pen ise göstericilerin meşru taleplerinin aşırı solcular tarafından "rehin alındığını" söyleyerek Mélenchon'u şiddeti körüklemekle suçladı.
Arka plan
Son haftalarda yüz binlerce öğrenci, 15-18 yaş grubunun eğitim gördüğü liselerdeki personel eksikliğini ve binaların bakımsızlığını protesto ediyor. Eylemlere sendikalar, 2018'den itibaren hayat pahalılığını protesto eden Sarı Yelekliler, akaryakıt fiyatlarını protesto eden çiftçiler ve iklim aktivistleri de katıldı. Macron'un gelecek yıl görevinden ayrılacağı, anketlerin ise Nisan ayındaki cumhurbaşkanlığı seçiminin Le Pen ile Mélenchon arasında geçebileceğine işaret ettiği bildiriliyor.



